
Okurcalar eski Türklerde bir oymağın (aşiretin ) adıdır.Peçenek tarihinde Okurcalar Kesmekent ırmağının eski adıdır. Okur Yusufeli’nde bir köy, Okurlu Fatsa’da bir köy adı olarak geçmektedir.Horasandan beri kullanılan bir aşiret adıdır.
Önce Okurcalılar, Otmanlar denilen yeri kışlık olaraka kullanmaya başladılar ve zamanla buraya evler yaparak yerleştiler, hatta zamanla hayvancılığı bıraktıkları için manav denilir oldu. Okurcalıların ileri gelen atası ve kurucularına Otmanlar denmektedir.Yurtlarına ve Kabristanlarına “Otmanlar” adı verilmesi kültür tarihimize önemli ipuçları vermektedir.
İlginç olan Osman adına “Otman” denmesi.Çünkü,Bektaşiler Osman yerine daima Otman adını kullanmışlardır. Sünni nezhebine ait olnam bu iki aşiretin yurduna ve mezarlığına Otmanlar (Osmanlar) ve hemen yanındaki çeşmeye Nebi Dede Çeşmesi denmesi araştırılacak ayrı bir konudur.
Buradaki ilk yurtlarının harabeleri ve çok büyük yer kaplayan Otmanlar Mezarlığı (Osmanlar Emiroğlu Mezarlığı) hala durmaktadır.Otmanlar (Osmanlar) mezarlığına Gülallar’da oturmakta iken Karabuynuzlu aşiretide ölülerini koymuşlardırotmanların çevresinde zaten
Karabuynuzlular Yörüklerinin yaylalarıda vardı. Dedem Osman’ın yaylası Otmanlar mezarlığına beşyüz metre uzaklıkta idi. Yani Okurcalılar ve Karabuynuzlular Yörüklerinin yutları iç içe olduğunu ve bir arada yaşadıklarını görüyoruz.
Okurcalılar aşireti ile Karabuynuzlular aynı yaylasa otururlardı. Giği’deki Başyayla denen Karabuynuzlular yaylasının hemen kuzey bitişiğinde Okurcalılar otururdu. “Okurcalılar yurdu” denen bu bölgeyi çok önce Okurcalılar terk ettiler.Evlerin temelleri ve yıkıkları haladurmaktadır.Kendileri develerini sattılar ve sahilde yerleşik hayata geçtiler çiftçiliğe ağırlık verdile. Yaylaya çıkmaz oldular.Hayvancılığı bırakıp çiftçiliğe geçtiler bu yüzden kendilerine “manav” dediler. 1970 yılından sonra Sanot yaylasındaki İnce Memetler Yaylasını benimsediler. Okurcalar yaylası olarak orasını kabul edip orada toplanmaya ve güzelleştirmeye başladılar.
Okurcalılar daha sonra hayvancılığı bırakarak daha güneydeki “İncirgırı” denen eski Okurcalar köyünü kurdular. Okurcaların içine ve çevresine bahçeler yaptılar.Bahçelere incir, asma, nar, limon,portakal, zeytin, şeftali gibi meyve ağaçları diktiler Köy çrvresinden yeni tarlalar açtılar, derelerden ve kaynaklardan sular getirip buğday, arpa, pamuk, mısır, susam, soğan, patates, pancar, aş kabağı, patlıcan, biber, domates, su kabağı gibi sebzeler üretmeye başladılar.
Okurcalılara manavlar denmesinin sebebi hayvancılığı bırakıp ziraat, meyve ve sebze üretimine başlayarak yerleşik düzene geçmelerindendir.Yahut araştırmalarımıza göre Horasan’dan gelen aşiret olarak da öncesinden beri ziraatla uğraşan Türkmen oymaklarının manav koluna mensup olmalarındandır. Eski Okurcalar köy halkı 1960 yılından itibaren deniz kıyısına taşınmaya ve ev yapmaya başlamışlardır. Eski köy tamamen terk edilmiş, şimdiki yalı da Okurcalar Kasabası doğmuştur. Eski köy otantik turizmine açılmak,restore edilmek üzere yatırımcı, ve turizmcileri beklemektedir.
Okurcalar’ın Yaylası
Okurcalar’ın yaylası 110 km uzaklıkta Bozkır’a 30 km mesafe de Merdiven Yaylasıdır.Yaylanın bir diğer adı da İnce Memetler Yaylasıdır.Eski göçlerde konaklama yerleri takip edilerek Yaylaya çıkılırdı.Konaklama yerleri sırasyla şöyleydi;
1- Şamlıtepe
2- Zeytin Semti
3- Baç
4- Harmancık
5- Çakılbaşı –Peynirdeliği
6- Emineoluğu
7- Guruca
8- Susambeli
9- Merdiven Yaylası
Duz adası
Eski Okurcalar’dan Karaburun Mevkiinden Temmuz-Ağustos aylarında denizden Tuz toplanırdı.Tuzlar, sallatoplanırdı. Toplanan tuzlar heybelerle çuvallarla evlere getirilir kurumaya bırakılırdı. Bu tuz ihtiyaçlar kullanılırdı. Şimdilerde anılarda kalan bu tuz adasını eski Okurcalılar kimse gelip tuz toplamasın diye nöbetleşe beklerlerdi.
Halk Dilinde Okurcalar
Okurcalar halkı kendilerine nerden geldiniz diye sorulduğunda genelde şu bilgiyi vermektedirler. Gündoğmuşun Senir köyünden gelip Osmanlılar döneminde eski köyün içine yerleşmiz.Yali yolu üzerindeki bölgeye yerleşmişiz. İlk adımız “İncirgırı” imiş.Okurcalr ismi hem okur hem çalar olarak ifade edilip biz böyle biliyoruz. Fakat inancımız şudur ki burada okuyanın çok olmasından dolayı Okurcalar denmiştir. Burada geçmişte dini alanda okuyanlar çoktu etrafta çok fazla camii yoktu. Karabuynuzlular, Yeşilköy, Marazlı halkı buraya camiye gelirlerdi.